Wednesday, February 22, 2012

Batuhan KOCAOĞLU

Endüstriyel, Akademik, Kişisel web sayfası

Archive for Mayıs, 2010

KİMLİK FOTOKOPİSİ KULLANIRKEN UYANIKLARA YEM OLMAYIN!

Posted by admin On Mayıs - 7 - 2010

 KİMLİK FOTOKOPİSİ KULLANIRKEN UYANIKLARA YEM  OLMAYIN!
 
  Bildiğiniz gibi artık her kurumda işlem yaparken,  telefon hattı   alırken,biryerlere abone olurken, kargo  alıp-verirken, havale
  işlemlerinde. .  vs.. kimlik fotokopisi istenmekte..
  Aslında bu yasal değil, sadece koca formu doldurmak  yerine kimliğinizin   fotokopisini iliştiriyorlar o belgelere ya da  kendilerini garantiye
  alıyorlar ve işleri hızlandıyorlar. ..

  Sebep herneyse…Sonuç ta artık kimlik fotokopisi ile  çok işlem yapılması   alışmış bir durum oldu artık…
  Peki bu kimlik fotokopiniz ile başkası neler  yapabilir diye düsündünüzmü   hic?

  Birkaç örnek verecek olursak:
  -Adınıza bir yerlere üye olunabilir.
  -Adınıza abonelik açılabilir.
  -Sizi bir şey için kefil edebilirler.
  -En çok görülen vakalardan biri de şu: ADINIZA  BİRSÜRÜ TELEFON HATTI AÇTIRIP,
AÇIK HAT OLARAK SATABİLİRLER! ve bu  hatları alanlar herhangibir   suç   işlediklerinde direk hat sahibi yani
kimlik  fotokopisi kullanılarak adına hat açılan kişi zan altında kalmaktadır.
(zaten siz de telefoncularda açık   hat satıldıgına sahit olmussunuzdur)
  -ve bunun gibi bircok örnek..
 
  Peki kendimizi korumak, kimlik bilgilerimizle  istegimiz dışında işlem   yapılmasını önlemek çok mu zor? Elbette değil   Basit ve etkili bir yöntem var:
 
  Mesela 05xx1234567 nolu telefon hattını aldınız.
  Form doldururken ve kimlik fotokopisini  verirken,
FOTOKOPİ DE, KİMLİĞİN ÖN   VE   ARKA YÜZÜNDEKİ BOŞ ALANLARA
  SADECE 05XX1234567 HATTIN ABONELİK İŞLEMLERİ/ AKTİVASYONU İÇİNDİR yazıp
  paraf atmanız sizi koruyacaktır.
 
  Veya: SADECE 01/01/200X NOLU , XXXXMİKTARLI HAVALE  İŞLEMİ İCİNDİR..
 
  VB. ŞEKLİNDE NOT TUTMANIZ İYİ BİR ÖNLEM OLACAKTIR…
  (çevrenizdekileri uyarmayı unutmayınız)

Karın kaslarınızı göremiyor musunuz?

Posted by admin On Mayıs - 7 - 2010

14805_7855_14062010_2Karın kaslarınızı göremiyor musunuz? Sihirli bir karın egzersizinden veya besin takviyelerinden yararlanamadığınızı düşünmeyin; işte sizi amacınıza ulaştıracak 6 alışkanlık.

Bildiğiniz gibi göbek yağını eritmek oldukça sıkıcı bir süreç. Bunun için zaman, sıkı bir çalışma programı ve en önemlisi kararlılık gerekir. Her gün doğru adımları atarak, en sonunda baklavalarınızı ortaya çıkarabilirsiniz. Ancak bir kaç seferliğine bile olsa planınızdan saparsanız ki bunu çoğu erkek yapar, muhtemelen karın kaslarınızı göremezsiniz.

Çözüm:
Yağların temelli olarak eritilebilmesi için 6 basit alışkanlık var… Bu alışkanlıkları, fit bir fiziğe ulaşmak için tasarlanmış, günlük hedefler olarak düşünün. Her bir alışkanlık, tek başına şaşkınlık yaratacak kadar etkili görünmese de bu alışkanlıklar, bir araya geldikleri zaman bir ‘Voltran’ gücü oluştururlar.

Bu yöntemin etkinliği, bilimsel otoriteler tarafından da destekleniyor. Iowa Üniversitesi araştırmacıları, yaptıkları çalışmalar neticesinde; arzulanan sonuçlar yerine, spesifik çalışmalar üzerine yoğunlaşan kişilerin kilo verme planlarına daha sadık kaldıklarını gördüler. Bu da gösteriyor ki sadece baklavalara odaklanmaktansa; beslenme, egzersiz ve yaşam tarzına yönelik stratejilerime uymanız, karın bölgenizdeki değişimleri adım adım görmeniz için yeter.

Sonuç:
Otomatikman gelişen karın kasları Karın kaslarınızı belirginleştirmek için bu stratejileri kullanın.

 

1- Güne su ile başlayın
Tüm gün işte hiçbir şey içmediğinizi düşünün. Ne kahve, ne su ne de gazlı bir içecek. 8 saatlik bir çalışmanın ardından susuzluktan ölüyor olursunuz. Bu da demek oluyor ki bir geceki uyku sürecinin ardından su ihtiyacını hemen karşılamanız gerekir. Bu sebeple şu andan itibaren sabah yataktan kalkar kalkmaz 2 bardak soğuk su için. Alman bilim adamları, bunu yaptıktan sonraki 90 dakika boyunca metabolizmanın %24 oranında daha hızlı çalıştığını belirledi. Daha az miktarda içilen suyun ise hiçbir etkisi olmuyor. Buna ilaveten, son zamanlarda gerçekleştirilen bir başka çalışma da kas hücrelerinin su ile birleştiği zaman daha hızlı geliştiklerini gösterdi.

Temel bir pratik kural: Gün içerisinde en az 3,5 litre su için!

 

2- Her gün kahvaltı yapın
Massachusetts Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma, sabah öğününü atlayan erkeklerin, göbek bağlama olasılığının, diğer erkeklere göre 4,5 kat daha fazla olduğunu gösterdi. Bu sebeple uyandıktan sonraki 1 saat içerisinde kahvaltı yapın veya en az 250 kalorilik bir protein karışımı için. İngiliz araştırmacılar geniş bir kahvaltı menüsünün bel genişliği ile ters orantılı olduğunu buldu. Bu da demek oluyor ki kahvaltı menünüz ne kadar geniş olursa, bel bölgeniz de o kadar daralır. Fakat öğününüz makul boyutlarda olsun. 1.480 kalorilik sucuklu yumurta aslında iki kahvaltı eder. Bu yüzden yiyeceğiniz miktarı, 500 kalori ile sınırlı tutun. Karnınızı doyurmanız için sevdiğim bir tarif var: Bir paket hazır yulaf ezmesi hazırlayıp, içerisine 1 kaşık peynir altı suyu tozu (whey protein) ve yarım bardak yaban mersini ekleyin.

3- Yemek yerken, hedeflerinizi gözden geçirin
İdealinizin farkında olmak önemli. Iowa Üniversitesi’ndeki bilim adamları, diyet ve egzersiz hedeflerini sıklıkla gözlemleyen kişilerin hedeflerine ulaşma ihtimallerinin, amaçlarını daha nadiren gözden geçiren kişilere kıyasla daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

4- Ve sonra öğle yemeğinizi hazırlayın
İşte dolabınıza ne doldurmanız gerektiği ile birkaç öneri

• Sabah atıştırmalık olarak yemek için 1 adet elma
• Elmanın yanında yemek için 2 dilim peynir
• Öğle yemeği için 500 ile 600 kalorilik yemek
• Öğleden sonra atıştırmak için önceden hazırlanmış bir protein içeceği veya yarım litre süt

Bu yaklaşım tarzını benimseyerek, vücudunuzun ihtiyacını hemde tatmin duygunuzu karşılamış olursunuz. Ayrıca günün hangi saatinde egzersiz yaparsanız yapın; antrenman için gereken besinleri de sağlamış olursunuz. Bir bu kadar önemli başka konu ise ofisinizdeki şekerliğin sizi baştan çıkarma ihtimali, artık çok daha düşük olacaktır.

 

5- Doğru şekilde egzersiz yapın
Bir yağ tabakasının altında kaldığı için her zaman görünmese de herkesin karın kasları vardır. Bu da, baklavalarınızı ortaya çıkarmak için bitmek tükenmek bilmeyen hareketler yapmanızın gerekmediği anlamına gelir. Bunun için salonda geçirdiğiniz zamanın çoğunu yağları yakmak için harcamalısınız.

En etkili strateji; vur-kaç yaklaşımlı ağırlık kaldırma egzersizleri ile ara vererek yüksek yoğunluklu çalışmalar yapmaktır. Southern Maine Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmaya göre; yarım saat boyunca ağırlık çalışmak, yine aynı süre içerisinde 6 dakika da 1,6 km yapacak bir tempoda koşmakla yakılabilecek kadar kalori yakımı sağlıyor. Bu sayede gerekli kas gelişimi de sağlanıyor. Buna ilaveten, aerobik egzersizlerden farklı olarak, ağırlık çalışması yapmanın son antrenmandan sonraki 39 saat boyunca metabolizmayı çalıştırdığı gözlendi. Benzer bulgular, verilen kısa aralar, tüm hızla koşma çalışmaları arasına yayılmış dinlenme periyotları için de belirtilmektedir.

En iyi sonuca ulaşmak için haftada 3 gün ağırlık çalışması yapıp, tüm vücudunuzu çalıştırın. Çalışmalarınızın arasına en az 1 günlük dinlenme payı bırakın. Arada kalan günlerde ise aralıklarla tempolu antrenmanlar yapın.

6- Gece kuşu olmayı bir tarafa bırakın
Baklavalarınızı ortaya çıkarmak için uyumaya ihtiyacınız var. Çünkü yağ yakma niteliğinizi kontrol eden hormonlar, uyku eksikliği nedeniyle bozulabilir. Chicago Üniversitesi’ndeki bilim adamları, yalnızca 3 gece az uyumanın kas hücrelerinin insülin hormonuna karşı dayanıklı durmasına sebebiyet verebileceğini açığa çıkardı. Zaman içerisinde, bu durum göbek çevresinde yağ oluşumuna neden olabilir.

Daha iyi uyuyabilmek için yatağa girmeden önceki 15 dakika boyunca hedeflerinizi tekrar gözden geçirin. Bunu yaparken, halletmeniz gereken ufak tefek gündelik işlerin yanı sıra bir sonraki günün çalışma planlarını da yazın. Bunu yaparak, bir sonraki gün yapılacakları düşünüp, yatakta dönüp durmaktan kurtulur ve böylece uyku kalitenizi artırırsınız.

BİR EŞİ OLMALI İNSANIN!!!

Posted by admin On Mayıs - 7 - 2010

i_love_youBİR EŞİ OLMALI İNSANIN!!!

İnsanın eşi olmalı, bakarken yüreğinin kabardığı, gözlerinden gözlerine yüreğinin aktığı…aşık olduğu bir eşi olmalı!

Sabah gözlerini açtığında, yanında olduğunu görüp, şükürler etmeli Yaradana. Koklamalı saçlarını. Uyuyan eşine şefkatle bakıp, usulca dokunmalı yüzüne, varlığını hissedebilmek için.

Parmakları titremeli, incitirim korkusuyla. Sürekli çağlayan bir pınar olmalı gönlü…kramplar girmeli midesine, onsuzluk aklına geldikçe!

Rüzgar onun kokusunu getirmeli, yağmur onun sesini. Elleri yanmalı ellerini tutabilmek için. Akşam onu görecek diye, pırpır etmeli yüreği. Kelebekler gibi olmalı insanın kalbi. Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan.

…………………….. …………/…………. ………………

Bir eşi olmalı insanın!!!

Sabah yolcularken işine, içi acımalı, daha yollarken özlemeye başlamalı. Seni şimdiden özledim!!!

Eve dönerken eşi. beklemek asırlar gibi uzun gelmeli. Gelişi ile sonsuz bir nur dolmalı içine.

Yüzüne baktığında, konuşmadan anlamalı derdini, tasasını, öfkesini, sevincini, coşkusunu…vs. Güven duymalı, herşeyiyle. Başını göğsüne koyup, huzurla uyuyabilmeli, tüm düşüncelerinden arınmış olarak. Babası, abisi, arkadaşı, dostu, sırdaşı, anası, çocuğu olmalı…Şımarabilmeli yanında. Kıskanılmalı zaman zaman da…

Akşam dönüşünü beklemeli sabırsızlıkla. Gözleri yollarda kalmalı ve kapıyı çalmadan açmalı…aşkla karşılamalı, hasretle sarılmalı boynuna, özlemle koklayıp, öpmeli, yıllarca uzak kalmışcasına! Her günü bir başka güzel olmalı yaşamın, bir başka özel, bir başka soluklanmalı her anında. Verdiği hiç bir şeyin yeterli olmadığını düşünüp, kahrolmalı, daha fazla ne yapabilirim diye düşünmeli. Mutluluk saçmalı etrafına.

Bir eşi olmalı insanın!

Cennetten köşe almışcasına sevdiği, sakındığı, bakmaya kıyamadığı…Her bir hücresinden aşkın fışkırdığı, çölde okyanusu yaşadığı bir eşi olmalı!!!

Eylül GÖKDEMİR

Alıntıdır

Zeitgeist

Posted by admin On Mayıs - 7 - 2010

Zeitgeist Almanca “Zamanın Ruhu” demek. Popüler manada ise sadece bir belgesel serisinin adı olarak bilinmekte. Şimdilik iki bölümden oluşan seriye bir üçüncü eklenir mi belirsiz ne var ki şu ana kadar çekilmiş iki film çok büyük ilgi gördü. İlerleyen paragraflarda da değineceğimiz ‘Zeitgeist Hareketi (Oluşumu)’ adında bir kitle yaratıldı. Zeitgeist, en popüler sosyal ağ sitesi olan Facebook’ta binlerce üyesi olan bir gruba sahip. Ayrıca ülke bazında da gruplar bulunmakta. Bu yazıda bir belgesel filminin böyle büyük bi etkiyi neden ve nasıl yaratabildiğine bakacağız. Bu yaratılan etkinin ne kadar gerçekçi olduğu hakkında bir şeyler söylemeyi de ihmal etmeyeceğiz.

Zeitgeist Belgesel’inin ilk bölümü 2007 yılında internette (video.google.com) sitesinde yayınlandı. Konuları ele alışı ve cüretkar açıklamaları ile popülerlik kazandı ve bir çok dile çevrildi. İlk filmin konularına kısaca bakarsak ;

Bölüm 1 : Din kurumu çok ciddi bir şekilde eleştiriliyor ve Hristiyanlık üstünden bu kurumun büyük bir hikayeden oluştuğu savunuluyor. Bunu da “İnsanoğluna inandırılmış en büyük hikaye” olarak dramatize ediyor. Belgesel Hz. İsa’nın hiç varolmadığını çok eski inanışlardaki peygamber figürü ile İsa’nın birebir uyduğunu söylüyor. Dini kurumlarının para ile olan iişkisine de ciddi bir eleştiri getirildiğini de unutamak lazım.

Bölüm 2 : Bu bölüm, 11 Eylül olaylarının ABD’nin işi olduğu yönünde kurgulanmış. Bir çok kişi tarafından ‘komplo teorisi’ olarak görülen bu bölümün alt metninde yatan şey; “Dünyadaki insanların çoğu din hikayesine inanmışlarken buna neden inanmasınlar ki?” den ibaret.

Bölüm 3 : Bu bölümde artık çok daha realist söylemler var. Komplo teorisi olarak algılanabilecek tek bir konu vardı bu bölümde “Tek Dünya Hükümeti” adındaki proje. Ekonomi , Sermaya, Politika kavramları ile haşır neşir oluyoruz. Savaşların küçük bir sermaye grubu için nasıl büyük karlar sağladığını kanıtlarıyla izliyoruz. Kapitalist sistemin yarattığı sermaye gruplarının insanlığı ne kadar çok?! önemsediklerini bir kez daha görüyoruz.

Çok çok kısa olarak bu şekilde özetleyebileceğimiz ilk filmi geçen yıl izlediğimde gerçekten çok hoşuma gitmişti. Komplo teorileri tadındaki bölümler de dahil olmak üzere akıcı istediği mesajı gayet net veren, basit bir dilde hazırlanmış bir belgeseldi gözümde. 2008 yılına gelindiğinde “Zeitgeist Addendum” yayınlandı. Yine internetten dağıtımı yapıldı filmin. İkinci film ilkine göre çok daha aktivist bir yapıya sahipti. Kapitalist sistemin anlaşılması bakımından bu ikinci film sırf bu yüzden tekrar tekrar izlenilmeli bence. Paranın nasıl yaratıldığından, günümüz şartlarında çalışan bireylerin nasıl birer ‘modern köle’ye çevrildiği, hükümetlerin sermayenin elinde nasıl birer kukla haline geldiğinin çok güzel kanıtlarına yer veriyor çünkü.

Film bu noktada Dünya Bankası ve IMF’in ülkeleri nasıl borçlandırdığını, ülkelerin kaynaklarını nasıl ele geçirdiğini bir bir örneklerle aktarıyor! Belki bilindik şeyler ama çok güzel anlatılmış. Hele ki bu işlerle pek ilgilenmeyen genç kitlemiz için bulunmaz bir kaynak olarak görülebilir.

Alıntıdır

Ustalık Bedeli

Posted by admin On Mayıs - 7 - 2010

 

Ustalık BedeliBir fabrikada imalat hattındaki çok önemli olan ana makinalardan
biri arızalanınca fabrikadaki tüm üretim de durdu. Mevcut teknisyenler makineyi çalıştırmak için çok uğraştılar, ancak ne yaptılarsa nafile, bir türlü başaramadılar. Sonunda dışarıdan uzman çağırdılar.
Uzman gelip makineyi inceledi. Durumuna baktı. Sonra çantasından bir çekiç çıkardı. Elinde çekiçle makineye yaklaştı. Makinenin belli bir noktasına elindeki çekiçle dikkatlice sert bir vuruş yaptı. Makine hemen çalışmaya başladı ve hiçbir arıza olmamış gibi devam etti. Fabrika tekrar harekete geçti.

Uzman fabrikadan ayrıldıktan iki gün sonra faturasını gönderdi :
“Hizmet bedeli karşılığı 1.000 USD (bin dolar)”

Fabrika müdürü bu faturaya çok kızdı. Tepesi attı ve bir çekiç darbesi için bin doları çok buldu. Uzmandan ayrıntılı fatura göndermesini istedi. Uzmandan bir gün sonra aşağıdaki ayrıntılı fatura geldi :
Makineye cekiçle vurma bedeli………….. 1 $
Nereye vuracağını bilme bedeli……….. 999 $
Toplam………………………………… 1.000 $

Sevdiğim Diziler

Posted by admin On Mayıs - 7 - 2010

Güzel şeyler bunlar… :)

 LOST
bk01
 Dünya genelinde merak ve ilgiyle izlenen Lost dizisinin final sezonunda, birinci sezondaki bazı karakterlerin geri döneceği ve merak edilen tüm soruların cevabını bulacağı bildirildi.

Dizinin yapımcıları dizinin final sezonuyla ilgili olarak yaptıkları açıklamada, Juliet Burke ve Daniel Faraday adlı karakterlerin, birinci sezondan beri gözükmeyen başka bazı karakterlerle birlikte diziye geri döneceğini belirtti. Final sezonunun bazı açılardan birinci sezonla benzerlikler göstereceğinin ipucunu veren yapımcılar, “İlk sezonda karakterler ormanda koşuşturuyordu, yoğun ve şaşırtıcı olaylar yaşanıyordu, karakterlerin duygusal olarak tanındığı bir dönemdi. Bunları final sezonunda da yaşayacağız” dedi.

Dizide Hugo karakterini canlandıran Jorge Garcia ise bunun, dizide yaşananları hiç olmamış gibi gösterecek bir final anlamına gelmediğini belirterek, “Bu hayranlarımıza büyük bir ihanet olur” diye konuştu. Yapımcı Cuse da bu konuyla ilgili olarak, “Bize güvenin” mesajını verdi.

Lindelof, yeni sezonda zamanda yolculuk ve flash-forward kullanılmayacağını belirterek, “Farklı bir şey yapacağız. Merak edilen bütün soruların cevapları verilecek” dedi. Dizide ayrıca final sezonuna özgü bir anlatım şekli kullanılacağı belirtildi.

 

 HEROES
bk01
 

10 numara…

 
 

 

 
bk01
NIP/TUCK

Christian Troy…

 …….
 

 

 
bk01
CALIFORNICATION

Hank…

 …….
 

 

 
bk01
SOUTH PARK

Uncle f..ker…

 …….